“Avrasya Tarih, Dil ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu” KTMÜ’de Başladı


  • 2026-03-24

Türkiye Cumhuriyeti Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Türk Tarih Kurumu, Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen “Avrasya Tarih, Dil ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu”, 24 Mart 2026 tarihinde Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nin ev sahipliğinde başladı.

Kasım Tınıstanov Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılış programına; Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İsmet Altıntaş ve Prof. Dr. Kamalbek Karımşakov, Genel Sekreter Dr. Fatih Ramazan İstanbullugil, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Albayrak, akademisyenler, Türk Dünyası’ndan katılan konuklar, öğrenciler ve basın mensupları katıldı.

Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve KTMÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alpaslan Aşık, Türk Dünyası’na ilişkin konuların ele alınacağı “Avrasya Tarih, Dil ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu”nun beş ana başlık altında şekillendiğini belirterek etkinlik hakkında genel bilgiler paylaştı.

Prof. Dr. Aşık, dil, tarih, arkeoloji ve coğrafya başta olmak üzere çeşitli alanları kapsayan bildirilerin, toplam 10 oturumda yüz yüze gerçekleştirilecek sunumlarla bilim dünyasıyla paylaşılacağını ifade ederek etkinliğin yeni ufuklar ve perspektifler kazandırmasını, ortak tarih ve kültür paydasında buluşan dost ve kardeş halklar arasındaki bağları daha da güçlendirmesini hedeflediklerini vurguladı.

Bilgilendirme konuşmasının ardından “Avrasya Tarih, Dil ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu”nun açılış oturumu, Manas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın oturum başkanlığında yapıldı. Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Albayrak ile KTMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Anvarbek Mokeev’in katılımıyla gerçekleşti.

“Tarih En Büyük Siyaset Muallimidir”

Rektör Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Ziya Paşa’nın “Tarih en büyük siyaset muallimidir” sözünü hatırlatarak tarihin yol gösterici niteliğine vurgu yaptı. Prof. Dr. Ceylan, “En büyük öğretmen tarihtir; herkes onun karşısında öğrenmek durumundadır.” ifadeleriyle tarihin toplumlar için taşıdığı öneme dikkat çekti.

15 Nisan 1931 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan Türk Tarih Kurumu’nun önemine de değinen Prof. Dr. Ceylan, kurumun kuruluşundan bu yana yalnızca Türkiye için değil, Türk Dünyası ve dünya tarihi açısından da son derece kıymetli çalışmaların gerçekleştirildiğini ifade etti. Bu çalışmalar arasında düzenlenen sempozyum ve kongrelerin ayrı bir yer tuttuğunu belirten Prof. Dr. Ceylan, üç paydaşın katkılarıyla hayata geçirilen bu önemli sempozyumun, tarih alanına ve Türk Dünyası’na değerli katkılar sunacağına inandığını dile getirerek, paydaşlara teşekkür etti.

Başkan Prof. Dr. Özgen: “Türk Tarih Kurumu 95 Yıldır Türk ve Dünya Tarihine Katkı Sunuyor”

Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yüksel Özgen, açılış oturumunda, kurumun faaliyetleri, Türk Dünyası’na yönelik çalışmaları ve küresel vizyonuna ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Türk Tarih Kurumu’nun 95. kuruluş yıl dönümüne dikkat çeken Özgen, kurumun Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulduğunu hatırlatarak, Atatürk’ün manevi himayelerinde ve devlet desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü, yaklaşık bir asırdır Türk ve dünya tarihine yönelik bilimsel çalışmalar yürüttüğünü vurguladı.

Atatürk’ün “Büyük devletler kuran ecdadımız büyük ve şümullü medeniyetlere sahip olmuştur. Bunu aramak ve Türklere bildirmek bizler için bir borçtur.” sözünü hatırlatan Özgen, bu anlayışın kurumun vizyonunu şekillendirdiğini ifade etti. Özgen, “Nerede Türklere dair bir iz varsa, Türk Tarih Kurumu o izin peşindedir” sözleriyle çalışmaların kapsamına dikkat çekti.

Türk Dünyası’na yönelik faaliyetlere de değinen Özgen, Kırgızistan’ın da içinde yer aldığı geniş bir coğrafyada Türk tarihi yazım çalışmalarının sürdürüldüğünü belirtti. Bu çalışmaların kurum açısından özel bir önem taşıdığını vurgulayan Özgen, kurumun faaliyetlerinin yalnızca tarih alanıyla sınırlı kalmadığını, coğrafya ve arkeoloji gibi alanlarda da önemli çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Ayrıca, devlet büyükleri ile önemli şehirlerin hayat hikâyelerini konu alan kitap serilerinin de devam ettiğini sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Albayrak: “Türk Dünyası İş Birlikleri Gelecekte Somut Sonuçlar Verecek”

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan Albayrak ise, organizasyona ev sahipliği için teşekkür ederek Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin 1935 yılında Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Türkiye’nin ilk modern fakültelerinden biri olduğunu belirtti. Fakültenin bugün yaklaşık 10 bin öğrencisi, 500’e yakın akademik ve idari kadrosu ile sosyal bilimler alanında önemli bir merkez haline geldiğini ifade eden Albayrak, çok sayıda dünya dilinin öğretildiği zengin yapısı ve Türkiye genelinde yürütülen arkeolojik kazılarla hem akademiye hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sunduğunu vurguladı. Türk dünyasıyla akademik iş birliklerinin önemine de değinen Albayrak, Türkiye’nin sahip olduğu tecrübeyi başta Kırgızistan ve Kazakistan olmak üzere diğer Türk devletleriyle paylaştığını, Türk Devletleri Teşkilatı ve Türk Akademisi gibi yapıların giderek güçlendiğini belirterek, bu iş birliklerinin gelecekte daha somut sonuçlar doğuracağına inandığını dile getirdi.

Prof. Dr. Anvarbek Mokeev: “Kırgız Tarihi Türk Dünyasından Bağımsız Düşünülemez”

Oturumun son konuşmacısı Prof. Dr. Anvarbek Mokeev, etkinliğin Türk Dünyası açısından önemine dikkat çekti. Mokeev, özellikle Kırgızistan’da bağımsızlık süreciyle birlikte tarihe olan ilginin son yıllarda önemli ölçüde arttığını belirtti. Kırgız tarihine yönelik bazı yanlış yaklaşımlara da değinen Mokeev, çeşitli kaynaklarda tarihin mitolojik bir üslupla yorumlanabildiğini, ancak buna karşı bilimsel çalışmaların sürdüğünü vurguladı.

Kırgız tarihinin diğer Türk halklarının tarihinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Mokeev, “Kırgızların ve Kırgızistan’ın tarihini diğer Türk halklarının tarihinden bağımsız ele almak mümkün değildir” diyerek, Manas Üniversitesi’nde arkeolojik kazılardan elde edilen buluntularla kapsamlı bir arkeoloji müzesinin oluşturulduğunu ve Kırgızistan’daki tarihçiler için güçlü bir bilimsel altyapı sağlayacak çalışmalar ile projelerin yürütüldüğünün altını çizdi.

“KTMÜ 30. Yıl Dönümü Hizmet Madalyası” Takdim Töreni

“Avrasya Tarih, Dil ve Kültür Araştırmaları Sempozyumu”nun açılış oturumunun ardından, konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Ayrıca sempozyum paydaşları ve etkinliğe katkı sağlayan akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Alpaslan Ceylan tarafından “KTMÜ 30. Yıl Dönümü Hizmet Madalyası” ile onurlandırıldı. Sempozyum, alanında uzman bilim insanlarının katılımıyla iki gün boyunca 10 oturum halinde bilimsel sunumlar ve paylaşımlarla devam edecek.

    Sosyal medyada paylaşın